Ergenekon davasının dünkü duruşması şok bir gelişmeye sahne oldu. Sabah saatlerinden itibaren otobüslerle Silivri´ye çıkarma yapan İşçi Partisi (İP), CHP, Tüm Gençlik Birliği ve Atatürkçü Düşünce Derneği öncülüğündeki gruplar duruşma salonuna zorla girmeye kalktı. Sopalarla ve yumruklarla jandarmaya saldıran eylemciler güçlükle durdurulabildi. Duruşma salonundaki sanık avukatları da, sıralara vurarak ve bağırarak iddianamenin okunmasını engellemeye çalıştı.
14.12.2012 10:28 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen Ergenekon davasının dünkü 270. duruşması olaylı geçti. Davanın görüldüğü Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önünde sabahın ilk saatlerinden itibaren İşçi Partisi, CHP, Halkın Kurtuluş Partisi, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Tüm Gençlik Birliği gibi çeşitli kuruluşların öncülüğünde kalabalık bir grup toplandı. Otobüslerle bölgeye gelen gruplar, ´Faşizme karşı omuz omuza´ ve ´Mustafa Kemal´in askerleriyiz´ sloganları attı, 10. Yıl Marşı ve Gençlik Marşı´nı söyledi. CHP otobüsünden, Ergenekon davasında yargılanan 275 sanığın isimleri tek tek sayıldı.
Grup, adliye giriş kapısını zorlamaya başlayınca arbede yaşandı. Barikatı geçip salona girmeye çalışan bir grup eylemci, ellerindeki sopalarla güvenlik görevlilerine vurdu. Bazıları da Jandarma personeline yumruk attı. Duruşma salonu çevresindeki tel örgüleri tekmeleyen göstericilerin sopa ve yumruk darbeleriyle yaralanan iki asker, ambulansa taşınarak tedavi edildi. Jandarma, saldırganları tazyikli su ve biber gazı sıkarak durdurdu. Biber gazından CHP´li milletvekilleri de etkilendi. CHP Milletvekili Umut Oran, ?Silivri´de adalet işlemiyor. Bu mahkemeler, AKP´nin matruşkaları haline gelmiştir.? diye konuştu. Süheyl Batum ise ?Türk halkı bu adaletsizliği kabul etmemeli.? dedi. Emine Ülker Tarhan da yargılama şeklini eleştirerek, ?Mütalaadan eser yok. Yeni bir iddianameden bahsediyorlar.? şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ise ?Davaların tamamı doğrudan doğruya hükümet tarafından yönetilen davalar haline gelmiştir.? ifadelerini kullandı. Duruşmayı izlemeye gelenler arasında CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ile Banu Avar, Tarık Akan, Rutkay Aziz, Bülent Kayabaş ve Ali Sirmen de vardı. Binbaşı rütbesinde iken 1971 yılında 9 Mart darbe teşebbüsüne karıştığı için Deniz Kuvvetleri´nden atılan Erol Bilbilik de Silivri Cezaevi önündeydi.
MAHKEME BAŞKANINA BAĞIRDILAR
Duruşmanın ilk bölümünde Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, avukatlara söz vermedi. Bunun üzerine avukatlar itiraz etti. Özese ile avukatlar arasında tartışma yaşandı. Özese, ?Almak zorunda kalmak istemediğimiz tedbirleri almak zorunda bırakmayın.? uyarısında bulundu. Avukatlar buna bağırarak karşılık verdi. İzleyiciler de avukatları alkışlarla destekledi. Bunun üzerine Özese, duruşmaya ara vererek izleyicilerin dışarı çıkarılmasını istedi. Salondan yine protesto sesleri yükseldi. Duruşma, izleyicilerin çıkarılmasıyla yeniden başladı. Ancak sanık avukatlarının, slogan atan avukat Vural Ergül´ün dışarı çıkarılması kararına tepki göstermesi üzerine duruşmaya bir kez daha ara verildi.
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ile emekli orgeneraller Hurşit Tolon ile Hasan Iğsız da avukatların mahkemeyi protesto etmesine destek amacıyla duruşma salonunu terk etti. Başbuğ´un salondan ayrılırken ?Yargılamayı görün.? dediği duyuldu. Savcı Mehmet Ali Pekgüzel ise talepler ve dosyadaki eksikliklerle ilgili isteklerini açıkladı. Davanın önceki duruşmasında esas hakkındaki mütalaayı hazırlaması için süre verilen Savcı Pekgüzel, TBMM´ye yazı yazılarak, Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu´nun rapor ve eklerinin gönderilmesini talep etti.
´Kademe kademe yargıyı baskı altına alma çabası´
Ergenekon davasında dün yaşananlar, hukukçuların da tepkisini çekti. Emekli Başsavcı Reşat Petek, ?Kademe kademe yargıyı baskı altına almaya çalışıyorlar.? dedi. Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel de CHP´li vekillerin tavrını eleştirerek, ?CHP, demokrasi yolunda bir arpa boyu yol alamadı.? tespitinde bulundu. Hukukçuların tepkisi şöyle:
Reşat Petek (Emekli Başsavcı): Silivri´de sergilenen davranış, hukukta ´mahkemeleri basma´ olarak değerlendirilir. Duruşma salonu içinde slogan atılması ve resim çekilmesi hukuk kurallarının ihlal edildiğini gösteriyor. Bu davranışların ardından yargıyı hukuka uygun davranmaya zorlamak mantığa aykırı. Mahkemede hukuksuzluk olduğunu iddia edenler, önce kendileri hukuka uygun hareket etmek zorunda. Kademe kademe kendi istekleri doğrultusunda yargıyı zorlamanın yollarını arıyorlar.
Ahmet Gündel (Emekli Yargıtay Savcısı): Kılıçdaroğlu, (yargının baskı altına alınmaması) söylemiyle ortaya çıktı. Ancak bu söylem eyleme de geçebilecek miydi? Maalesef, Ergenekon ve Balyoz davaları ile ilgili bugün darbeye kalkıştığı iddia edenlerden yana koyduğu tavrı, geçmişteki tavırlarıyla örtüşüyor. Ve CHP´nin demokrasi ve hukuk devleti yolunda bir arpa boyu yol alamadığını görüyoruz. İşçi Partisi ve CHP aynı yönde, aynı siyasi partiymiş gibi hareket ediyorlar.
Süleyman Soylu (AK Parti Genel Başkan Yardımcısı):Anayasa´ya aykırı şekilde hakimlerimizi ve hukukun üstünlüğünü bertaraf etmek için ortaya konulan çırpınışlar beyhud. Bu çırpınışlar, milleti sürü olarak gören anlayışın tezahürüdür. Silahın değil, aklın ve bilginin güçlü olduğu dönemdeyiz.
CHP´li İnce´den üsteğmene tehdit: Elini kırarım
Ergenekon davasına, bir avukatın slogan atmaya başlaması üzerine ara verildi. Bu sırada tutuklu sanıkların yanına gitmek isteyen CHP milletvekili Namık Havutçu´yla bir üsteğmen arasında tartışma yaşandı. Üsteğmen, ısrar edip geçmeye çalışan Havutçu´nun kolundan tuttu. Arka sırada oturan CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce ise üsteğmene ?Dokunma, kırarım elini.? diye bağırdı. Diğer vekillerin ve rütbeli askerlerin araya girmesiyle vekiller yerlerine geçti. Basın bölümünde oturan CHP milletvekillerinden bazıları yanlarında getirdikleri lahmacunları diğer milletvekilleri ile bazı basın mensuplarına ikram etti. Duruşma salonuna yiyecek sokulmasının yasak olmasına rağmen ara sırasında basın bölümünde oturan milletvekillerinin yoğun soğan kokusu ile lahmacun yemeleri dikkat çekti.
CHP´li Umut Oran Mahkeme salonundan fotoğraf paylaştı, 6 ay hapis cezası alabilir
CHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Ergenekon davasının görüldüğü Silivri´deki duruşma salonunda çektiği bir fotoğrafı, sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden paylaştı. Bu durum, Türk Ceza Kanunu´nun (TCK) 286. maddesine göre suç. Yasa, soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişilere altı aya kadar hapis cezası öngörüyor. Avukat Bülent Demir, yasanın milletvekili olsa da değişmeyeceğini belirtiyor. Demir, ?Mahkeme başkanından izinsiz fotoğraf çeken ve yayınlayan 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu durum, çeken kişi milletvekili de olsa değişmez.? ifadelerini kullandı. (Zaman)
Bu filmi, Balyoz´da görmüştük
14.12.2012 10:55 Mütalaa aşamasına gelen Ergenekon davasında dün yaşananlar, ?Biz bu filmi daha önce görmüştük.? dedirtti. Kısa bir süre önce Balyoz davasında aşina olduğumuz ´yargıyı kilitleme´ taktiğinin farklı bir versiyonu, Silivri´de uygulamaya konuldu.
Sanık avukatları, dün CHP´li milletvekilleri ve İşçi Partililerin desteğiyle yargılamayı durdurmak için her yolu denediler. Sloganlar atarak ve masalara vurarak duruşmayı yaptırmadılar.
Yıllardır duruşmalara uğramayan birçok sanık avukatı ile kalabalık izleyici grubu, günlerdir yapılan çağrıya uyarak dün Silivri´deki mahkeme salonunu doldurdu. Bu durum, sanıkların da dikkatini çekti. Tutuksuz yargılanan Erol Mütercimler, mahkemenin salondan çıkarma kararına direnen izleyicilere, ?Siz yıllardır neredeydiniz? 2008´den beri burada olsaydınız dava bu hale gelmezdi.? diye seslendi. Mütercimler´in dediği gibi, Cumhuriyet mitinglerinde olduğu gibi ´bindirilmiş kıtalar´, sabah erken saatte Silivri´ye geldi. Uzun zamandır birkaç avukat ve bir elin parmakları kadar izleyicinin takip ettiği duruşmaya dün 100 civarında sanık avukatı katıldı. İstanbul, Ankara gibi barolardan avukat temsilcileri ile CHP milletvekilleri duruşmada yer aldı.
İki hafta aradan sonra başlayan duruşmada, savcıların esas hakkındaki mütalaası açıklanacaktı. Bu açıklanmayınca mahkeme heyeti birleşen bir davanın iddianamesinin okunması ile yargılamaya devam etmek istedi. Bu da normal bir uygulama. Ancak sanık avukatları bu birleştirme kararına karşı söz hakkı istedi. Mahkeme heyeti de 100 civarında avukatın konuşması halinde duruşmanın yapılamayacağı gerekçesiyle söz vermedi. Yazılı beyanda bulunulmasını istedi. Ama sanıklardan Sevgi Erenerol´un avukatı duruşmada slogan atınca ortam gerildi. İlk başta sadece Erenerol´un avukatı ile birlikte birkaç avukat tepkisel bir duruş sergiledi. Ancak gazetecilere ayrılan yere oturan CHP´li vekiller de, ?ayağa kalksanıza? diye diğer sanık avukatları kışkırttı. Böylece avukatlar hep birlikte ayağa kalktı.
Protestolar sebebiyle duruşmaya üç kez ara verildi. Mahkeme heyeti, en sonunda, protestolara rağmen yargılamaya devam etmek amacıyla davayla birleştirilen dosyanın iddianamesinin okunmasına başladı. Fakat bu sefer de sanık avukatları masalara vurup, hakimin iddianameyi okumasını engelledi. Daha ikinci kez duruşmaya gelen İlker Başbuğ gibi sanıklar salonu terk etti. Bu sırada salondan çıkarılan izleyiciler de kapılara yüklenip içeri girmeye çalıştı, jandarma görevlileri zor engelledi. Duruşmaya ara verildiğinde ise CHP Milletvekili Mahmut Tanal´ın, salondan çıkan sanık avukatlarına ?Valla bura Meclis olsa ben şimdi koşmuştum kürsüye, indirmiştim onu (hakimleri), ama burası sizin alanınız.? dediği duyuldu. Bu sözler, Silivri´de kaba kuvvetle bir yargılamanın nasıl engellenmeye çalışıldığını açıklamış oldu.
Bir duruşma günü boşu boşuna hiçbir işlem yapılmadan geçti. Bu durum da ´yıllardır dava uzuyor, sanıklar haksız yere tutuklu´ diyen çevrelerin samimiyetinde ciddi bir soru işareti oluşturdu. Bir davayı daha kilitleme taktiği başlatılmış oldu. (Büşra Erdal / Zaman)
(14 Aralık 2012, 10:28)
HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN
HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Ergenekon, Balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri
Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap