Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davanın görülmesine devam edildi.
07.03.2020 10:32 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davanın görülmesine devam edildi.
24.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsündeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.
Eski Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli yüzbaşı sanık Fatih Kahraman, önceki celsede yarım kalan esas hakkındaki savunmasına devam etti.
Kahraman, 15 Temmuz günü telefonla arandığını ve kendisine tatbikat olduğunun söylendiğini, bunun üzerine terörle mücadele harekatı olacağı düşüncesiyle Akıncı Üssü'ne gittiğini savundu.
Üsse gitmek dışında suç teşkil eden herhangi bir eyleminin olmadığını aktaran Kahraman, o gece "yurtta sulh" parolasını bilmeyen kişilerin Akıncı Üssü'ne alınmadığı yönündeki iddianın da gerçeği yansıtmadığını savundu.
Kahraman, üsse girerken kendisine parola sorulmadığını ve olağan dışı herhangi bir olayla karşılaşmadığını belirterek, "Yurtta sulh parolası gibi bir şeyden benim hiçbir zaman haberim olmadı." dedi.
Mahkeme huzurunda nizamiye giriş-çıkış kayıtlarını gösteren Kahraman, o gece üsse girenler arasında mahkemede sanık olarak yer almayan, tanık olarak dinlenen kişiler ve bazı müştekilerin de yer aldığını ileri sürdü.
Kahraman, FETÖ/PDY üyesi olduğuna dair somut bir delil olmadığını belirterek örgütle alakası olmadığını ve hiçbir zaman örgütsel faaliyetleri desteklemediğini iddia etti.
İddianamede ve mütalaada yer alan suçlamaları kabul etmeyen Kahraman, suçsuz olduğunu savundu.
Davanın görülmesine yarın devam edilecek.
25.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada, Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığını F16 ile bombalanması için lazer poduyla işaretlediği iddia edilen sanık eski pilot kurmay yüzbaşı Aydoğdu, savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yaptı.
Tutuklu sanık Aydoğdu, darbe girişiminden 4 gün önce Akıncı Üssü'ne atandığını, 141. filodaki görevinin öğretmen pilot ve program subaylığı olduğunu söyledi. Olay günü filo komutanı eski yarbay Hakan Karakuş'un, terörle mücadele harekatı (TMH) olacağını söylediğini ve kendisine verdiği emir neticesinde uçuşa geçtiğini iddia eden Aydoğdu, darbe girişimiyle ilgili bilgisi olmadığını ileri sürdü.
Aydoğdu, iddianamede, bilirkişi raporlarında ve mütalaada, 15 Temmuz günü uçan uçak sayısı, bu uçakların kaç sorti yaptığı ve bunlardan kaç bomba atıldığına ilişkin çelişkiler olduğunu savunarak, olay gününe ilişkin belirsizliklerin çözülmediğini iddia etti.
15 Temmuz gecesi kule ve diğer pilotlarla yapılan telsiz konuşmalarının kendisine ait olmadığını öne süren Aydoğdu, bunların hukuki olmayan yöntemlerle sesini ve konuşmasını hiç bilmeyen kişiler tarafından teşhis edildiğini söyledi.
Sanık Aydoğdu, lazer poduyla işaretleme yaptığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, bununla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunun çeşitli çelişkiler barındırdığını öne sürdü.
FETÖ/PDY üyesi olmadığını savunan Aydoğdu, hayatının hiçbir döneminde örgütle bağlantısının olmadığını ifade ederek, iddianamede ve mütalaada yer alan suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
Sanık avukatının savunmasının alınmasının ardından duruşma yarına bırakıldı.
26.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.
Savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapması için sanık eski üsteğmen Mustafa Avşar'a söz verildi.
Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildiğini hatırlatan Avşar, bu cezayı gerektirecek bir eylemde bulunmadığını, isnat edilen suçlamaların somut delillere dayanmadığını iddia etti.
Avşar, olay tarihinde izinli olduğunu, kendisini arayan eski yüzbaşı Özay Cödel'in izinli personelin garnizonu terk etmemesini emrettiğini, bunun üzerine görev yeri olan İstanbul SAT Komutanlığına gittiğini anlattı.
Silah ve teçhizatlı bir grup askerle CASA tipi uçakla Akıncı Üssü'ne geçtiklerini ifade eden Avşar, burada kendilerine terörle mücadele harekatı yapılacağı, bu kapsamda üssün güvenliğini sağlamakla görevlendirildiklerinin söylendiğini öne sürdü.
Avşar, nöbet tuttuğu yerin harekat merkezi olduğunu sonradan öğrendiğini ileri sürerek, burada kaldığı süre boyunca kanunsuz bir eylemde bulunmadığını savundu.
İlerleyen saatlerde elleri kelepçelenmiş insanları gördüğünü ve bu duruma anlam veremediğini dile getiren Avşar, daha sonra tel örgülerden atlayarak Akıncı Üssü'nden uzaklaştığını söyledi.
Önce otobüs terminaline, oradan da İstanbul'a gittiğini ifade eden Avşar, darbe girişimine katılmadığını ve FETÖ üyesi olmadığını savunarak beraatini istedi.
Duruşmaya yarın devam edilecek.
27.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada, olay tarihinde Adana 10'uncu Tanker Üs Komutanlığında görev yapan sanık eski pilot üsteğmen Osman Yılmaz esas hakkındaki savunmasını yaptı.
İddianamede ve esas hakkındaki mütalaada 15 Temmuz akşamı tanker uçak ile uçuş yaptığı ve darbe girişiminde yer alan F-16'lara havada yakıt ikmali gerçekleştirdiği belirtilen Yılmaz, savunmasında bu suçlamalara değinmedi.
Darbe girişiminden habersiz olduğunu, amirlerinin verdiği emirleri uyguladığını ifade eden Yılmaz, kendisi ile aynı durumda olan birçok sanığın suçsuz yere tutuklu bulunduğunu ileri sürdü.
Mahkemelerin baskı altında olduğunu ve bağımsız yargılama yapılmadığını iddia eden Yılmaz, mahkeme heyetinden tahliye ya da başka bir talebinin bulunmadığına değindi.
Sanık savunmasının ardından beyanda bulunan avukatı, daha önce detaylı savunma yaptıklarına değinerek müvekkilinin olay günü yaşananlara değinmeden ifade verdiğini söyledi.
Yılmaz'ın kullandığı tanker uçaktan F-16 savaş uçaklarına yapılan yakıt ikmalinin darbe girişiminin başarısız olduğunun anlaşıldığı sabah saatlerinde gerçekleştiğini dile getiren sanık avukatı, Yılmaz'ın darbe girişiminde bilerek ve isteyerek yer almadığını savundu.
Davanın görülmesine yarın devam edilecek.
28.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada, 15 Temmuz'da Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapan eski yüzbaşı Fatih Yapıcı esas hakkındaki savunmasını yaptı.
Mahkeme Başkanı'nın tarafsızlığını yitirdiğini ileri süren Yapıcı, reddihakim talebinde bulunarak Başkan'ın davadan çekilmesini istedi. Cumhuriyet savcısının görüşünün alınmasının ardından Yapıcı'nın talebi, yasal koşulların oluşmaması ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 31. maddesindeki hususlar göz önünde bulundurularak, "davayı uzatmaya yönelik olduğu" gerekçesiyle reddedildi.
Sanık Yapıcı, 14 Temmuz'da Genelkurmay Çatı Davası'nda 11 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen eski yarbay Halit Kazancı'nın kendisini aradığını ve Ankara'da hazır olmasını istediğini bildirdi.
Kazancı'nın emri üzerine 15 Temmuz akşamı 19.00 sularında Akıncı Üssü'ne girdiğini ve Kazancı'nın yanına gittiğini ifade eden Yapıcı, son zamanlarda artan terör eylemleri nedeniyle koruma ve güvenlik tatbikatı yapılacağını öğrendiğini ileri sürdü.
Kazancı ile görüşmelerinden bir süre sonra Genelkurmay Çatı Davası'nda 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen eski albay Fırat Alakuş'un yanına geldiğini ve onun da kendisine üs karargahında görev verdiğini beyan eden Yapıcı, bir süre sonra dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bazı komutanlarla binada olduğunu öğrendiğini belirtti.
İlerleyen saatlerde kendisine emir verenlere ulaşamaması üzerine pasif durumda beklemeye başladığını anlatan Yapıcı, sabah 07.00 civarında Akar ile darbeci generaller Akın Öztürk ve Mehmet Dişli'nin dışarı çıktığını ve Akıncı'dan ayrıldıklarını anlattı.
Yapıcı, Akar'ın rehin tutulduğu yerde nöbet tuttuğu iddiasını reddetti.
Öğle saatlerinde üsse savcıların geleceğinin söylendiğini aktaran Yapıcı, jandarma ekiplerince gözaltına alındığını ve yargılama sürecinin başladığını dile getirdi.
Eski yüzbaşı Yapıcı, "Ben o gece amirlerim tarafından verilen emirleri yerine getirmek için hareket ettim. Konusu suç teşkil eden hiçbir olaya karışmadım." savunması yaparak, suçsuz olduğunu söyledi.
Üzerine atılı olan "FETÖ üyeliği" suçlamasını kabul etmediğini, bu konuda somut bir delilin bulunmadığını öne süren Yapıcı, ankesörlü ve ardışık arama kayıtlarının da örgütsel amaçlı olmadığını savundu.
Davanın görülmesine gelecek hafta devam edilecek.
02.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.
Mahkeme Başkanı Selfet Giray, sanık eski astsubay Hasan Saltan ve avukatının esasa ilişkin savunma için ek süre talep dilekçelerini dava dosyasına sunduklarını söyledi. Başkan Giray, sanığa yeterince süre verildiğini belirterek, belirlenen günde savunma yapmadığı takdirde sözlü beyandan vazgeçmiş sayacaklarını bildirdi.
Duruşmaya, 15 Temmuz'da Su Altı Taarruz Birliğinde (SAT) görev yapan eski astsubay Mustafa Özel'in esas hakkındaki savunmasıyla devam edildi.
Sanık Özel, 15 Temmuz cuma akşamı mesaisinin sonuna doğru eski yüzbaşı Özay Cödel'in görev olduğunu söylediğini ve kendisinden teçhizat ve diğer malzemeleri hazırlamasını emrettiğini iddia etti.
Görevin detaylarını Cödel'e sorduğunu ancak istihbarata karşı koyma kapsamında cevap veremeyeceğini söylediğini aktaran Özel, "Özay yüzbaşı bütün SAT'lara haber vermemi emretti. Atatürk Havaalanına gidileceğini söyledi. SAT komutanlığından ayrılmadan önce malzeme yüklemesi yaparak yola çıktık." diye konuştu.
Özel, Atatürk Havaalanı'nın askeri apronuna geldiklerinde çalışır durumda birkaç helikopter ve askeri nakliye uçağı olduğunu, uçağa malzemeleri yükledikten sonra Akıncı Üssü'ne gittiklerini söyledi.
Uçaktaki askerlerin kıyafetlerini değiştirip teçhizat kuşandıklarını ifade eden Özel, şöyle devam etti:
"Akıncı'ya indiğimizde Özay yüzbaşı muhtemel terör saldırısına yönelik görevlendirildiğimizi ve terörle mücadele harekatı yapıldığını söyledi. Piste yakın bir bölgede nöbet tutmaya başladım. Karşımdaki tel örgülerin zayıf ya da açık yerleri var mı diye kontrol ettim. Ortamda yüksek bir gürültü vardı. Sürekli uçaklar inip kalkıyordu. Beklerken içimin geçtiği ve uyukladım zamanlar oldu. Gece boyunca ağaçlık alandan ayrılmadım. Dikkatimi çeken bir hadise olmadı. Sabah saatlerinde silah sesleri geldi. Özay yüzbaşıyla görüştüm. TSK içindeki bir grubun kalkışma içerisinde olduğunu ondan öğrendim. Hayatımda duymadığım bir şeyin içerisinde kalmıştım. Kendimi toparlamaya çalışıyordum. Kimseye güvenemedim. İradem sakatlandı."
Sanık Özel, sabah saatlerinde bir hangarda sivil kıyafetlerini giyip tarladan üssü terk ettiğini, tarlada yürürken birliğinden arkadaşlarına rastladığını ve İstanbul'a ayrı ayrı gitmeye karar verdiklerini söyledi.
Kahramankazan'da bir ağaçlıkta uyuduğunu, uyandıktan sonra önce otogara, ardından İstanbul'a gittiğini ileri süren Özel, Kavacık'ta arkadaşlarıyla görüştükten sonra eve giderek eşyalarını ve birikimlerini aldığını, ardından Kocaeli'nin Kerpe ilçesinde ormanlık alanda çadırda kaldığını iddia etti.
Özel, darbecilerin idam edileceğine dair haberler okuduğunu, sonraki süreçte kaçak yollarla Yunanistan'a geçtiğini fakat Avrupa'ya gidemeden güvenlik güçlerince yakalandığını ve Türkiye iade edildiğini öne sürdü.
"Amirlerim tarafından verilen görev doğrultusunda emirleri harfiyen uyguladım. Bir SAT personeli olarak görevimi yaptım." diye konuşan Özel, beraat talebinde bulundu.
Duruşmaya yarın devam edilecek.
03.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.
Mahkeme Başkanı Selfet Giray, dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra esasa ilişkin savunmasını yapması için eski astsubay Hasan Saltan'a söz verdi.
Sanık Saltan, savunmasını hazırlayamadığını belirterek ek süre talebinde bulundu. Cezaevindeki bilgisayardan günde 2 saat yararlanabildiğini öne süren Saltan, "Bilgisayar kullanma kapasitem hızlı değil, birinin 10 dakikada yaptığını ben 1-2 saatte yapıyorum. Savunmamı sonraki celsede yapmak istiyorum." diye konuştu.
Sanık avukatı Defne Vardar da dünkü duruşmada ek süre talebinde bulunduklarını, ancak mahkemenin bu taleplerini reddettiğini hatırlatarak müvekkilinin günlük bir saat bilgisayar kullanabildiğini, bu şekilde susma haklarını kullanmak istemediklerini belirtti.
Gecikmenin kendilerinden kaynaklanmadığını öne süren Vardar, "Cezaevinde bilgisayarlara virüs girmiştir. Müvekkilim savunmasını sil baştan hazırlamıştır. Süre talep ediyoruz." ifadesini kullandı.
Dün bu hususta ara karar aldıklarını hatırlatan Başkan Giray, sanığın bu talebinin, iddianame ve mütalaa tebliğ tarihlerinden itibaren geçen süre nazara alınarak yerinde görülmediğini belirtti.
Başkan Giray, sanık ve avukatının ek süre taleplerinin oy birliğiyle reddine karar verildiğini söyledi.
Savcının mütalaasının üzerinden 13 ay geçti
Akıncı Üssü darbe girişimi davasında daha önce de bazı sanıklar savunma için gün ve saat bildirilmesine rağmen ek süre talep ederek belirlenen günde savunma yapmak istememişlerdi. Bazı sanık ve müdafileri aylar öncesinden savunma yapacakları günü bilmelerine rağmen yasal olmayan gerekçelerle savunma yapmaktan kaçınmışlardı.
Davanın 21 Ocak 2019'da görülen duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı, darbenin yöneticisi olan sivil imamlar Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş ile yönetici konumundaki 16 eski asker sanık hakkında "anayasal düzeni ihlal", "cumhurbaşkanına suikast" ve "kasten adam öldürme" suçlarından 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini istemişti.
Mütalaada, sanıklardan 324'ü hakkında "anayasal düzeni ihlal" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep eden savcı, 11 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra iştirak ettikleri diğer suçlardan da cezalandırılmalarını talep etmişti.
Savcı, 9 sanığın "anayasayı ihlal suçuna yardım"dan 20 yıla kadar, 32 sanığın ise "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.
Mütalaada, 71 sanığın tüm suçlardan beraatine, darbe girişiminde bulunmak suçundan başka mahkemelerde ceza alan 2 sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve "sivil imam" Adil Öksüz'ün de bulunduğu 6 sanığın dosyasının ise ayrılmasına karar verilmesi talep edilmişti.
04.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada, eski deniz yüzbaşı Ferhat Erten, savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yaptı.
Erten, ilk ifadesinde ve çapraz sorgusunda olay gününe ilişkin herşeyi detaylı şekilde anlattığını, bu sebeple 15 Temmuz gecesine dair bir şey anlatmayacağını söyledi.
15 Temmuz'dan sonra sanıkların hukuksuz uygulamalara maruz bırakıldığını iddia eden Erten, bunun bir an önce son bulması gerektiğini ifade etti.
Erten, sanıkların davayı uzatmaya dönük gayretlerinin olduğunun söylendiğini ancak bunun doğru olmadığını savunarak, bir an önce davanın sonuçlanmasını istediğini kaydetti.
Sanık avukatına söz verilmesinin ardından mahkeme heyeti, davayı yarına erteledi.
05.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.
Mahkeme Başkanı Selfet Giray, dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra esasa ilişkin savunmasını yapması için eski astsubay Gökmen Tarhan'a söz verdi.
Sanık Tarhan, avukatının doğum yaptığını bu yüzden kendisiyle koordineli çalışmadığını öne sürerek, sözlü savunmasını farklı bir güne planlamasını talep etti.
Sanık avukatı da duruşmalara Tekirdağ'dan geldiğini ifade ederek, "Hamilelik sonrası müvekkilimle görüşemedim. Ayrıca ailemle de farklı sağlık problemleri vardı. Bu aşamada hazır değiliz, sözlü savunmamızı hazırlığımız bitince yapacağız." diye konuştu.
Başkan Giray, sanık ve avukatının daha önceki aşamada da benzer mazereti bildirmesi üzerine, savunma yapmaları için bugünün planladığını hatırlattı.
Sanık ve avukatının ek süre taleplerinin oy birliğiyle reddine karar verildiğini bildiren Giray, bu talebinin, iddianame ve mütalaa tebliğ tarihlerinden itibaren geçen süre nazara alınarak, yerinde görülmediğini belirtti.
Duruşmaya yarın devam edilecek.
06.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Özel Kuvvetler Komutanlığında (ÖKK) görevli olan eski astsubay Cengiz Atak, esasa ilişkin savunma yaptı.
Önceki savunmalarını yineleyen ve atılı suçları işlemediğini beyan eden Atak, FETÖ'cü ve darbeci olmadığını savundu.
Olay günü 21.00'de sanık eski albay Fatih Yarımbaş'ın kendisini aradığını anlatan Atak, dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın güvenliğiyle ilgili bir durum olduğunu söyleyen Yarımbaş'ın kendisini Gazi Orduevine çağırdığını ifade etti.
Burada Yarımbaş ve bazı ÖKK personelinin bulunduğunu dile getiren Atak, Aksakallı'nın çıkış yapması üzerine araçla peşinden gittiklerini anlattı.
Bir süre sonra Yarımbaş'ın da arasında olduğu bazı askerlerin araçtan indiklerini ve Aksakallı'nın yanına gittiklerini belirten Atak, Aksakallı'nın bölgeden ayrıldığını, araç içinde beklediğinden neler yaşandığını ve konuşulduğunu bilmediğini öne sürdü.
İddianamede ve mütalaada belirtildiği gibi Aksakallı'yı derdest etmeye çalışmadığını öne süren Atak, "Ben sadece komutanı terör tehdidine karşı koruyacağımızı biliyordum." dedi.
Bu olaydan sonra önce ÖKK'ye, daha sonra Akıncı Üssü'ne geçtiklerini söyleyen Atak, nizamiye bölgesinde güvenlik amaçlı beklediğini ifade etti.
Darbeye karşı Akıncı Üssü nizamiyesine gelen halkı sakinleştirmeye çalıştığını ve onlarla konuştuğunu dile getiren Atak, kimseye silahını doğrultmadığını, ateş etmediğini ileri sürdü.
Sanık Atak, vatandaşların öldürülmesinden ve yaralanmasından sorumlu olmadığını savundu.
Davanın görülmesine gelecek hafta devam edilecek.
Mütalaadan
Davanın 21 Ocak 2019'da görülen duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı, darbenin yöneticisi olan sivil imamlar Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş ile yönetici konumundaki 16 eski asker sanık hakkında "anayasal düzeni ihlal", "cumhurbaşkanına suikast" ve "kasten adam öldürme" suçlarından 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini istemişti.
Mütalaada, sanıklardan 324'ü hakkında "anayasal düzeni ihlal" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep eden savcı, 11 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra iştirak ettikleri diğer suçlardan da cezalandırılmalarını talep etmişti.
Savcı, 9 sanığın "anayasayı ihlal suçuna yardım"dan 20 yıla kadar, 32 sanığın ise "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.
Mütalaada, 71 sanığın tüm suçlardan beraatine, darbe girişiminde bulunmak suçundan başka mahkemelerde ceza alan 2 sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve "sivil imam" Adil Öksüz'ün de bulunduğu 6 sanığın dosyasının ise ayrılmasına karar verilmesi talep edilmişti.
Paralel yapı-15 Temmuz (2016)-29 Mart (2017) 'Ankara 475 sanık (ilk 486) Darbe/Akıncı Hava Üssü' davası
(07 Mart 2020, 10:32)
HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN
HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER: