Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Acıbadem'deki Türk Telekom binası işgal edilmeye çalışılırken çıkan olaylarda, Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş dahil 6 kişinin şehit edilmesine ilişkin tutuklu 41 sanık asker hakkında 9'ar kez ağırlaştırılmış müebbet ile 559'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davaya başlandı.
03.06.2017 17:24 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Acıbadem'deki Türk Telekom binası işgal edilmeye çalışılırken çıkan olaylarda, Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş dahil 6 kişinin şehit edilmesine ilişkin tutuklu 41 sanık asker hakkında 9'ar kez ağırlaştırılmış müebbet ile 559'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davaya başlandı.
29.05.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan ilk duruşmaya, tutuklu sanıklar teğmen Şerif Özbay, astsubay Serkan Aplak, uzman çavuşlar Ali Karahan, Bayram Aydın, Özgür Kaya, Hasan Övez ve Yasin Kayhan ile 34 er ile tarafların avukatları katıldı.
Duruşmada, darbeci askerler tarafından şehit edilen Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş, Muhammet Fazlı Demir, Murat Mertel, Murat Naiboğlu, Orhun Göytan ve Şirin Diril'in aileleri ile çıkan olaylarda yaralandığı tespit edilen 23 müştekinin avukatı da yer aldı.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmada, darbe girişimi esnasında, bina çevresinde çıkan olayların yansıdığı güvenlik kamera görüntüleri, savunmaları alınan sanıklara perdeye yansıtılarak izletilirken, sanıklar görüntülerden olayları tespit ediyor.
Duruşmada, sanıkların yoklama ve kimlik tespitinin yapılmasının ardından iddianamenin özeti okundu. Bu işlemlerden sonra duruşma, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam etti.
Savunma yapan tutuklu sanık Emirhan Doğancılı, darbe girişiminden bir gün önce Kahramanmaraş'ta tatbikat olacağının kendilerine söylendiğini, 15 Temmuz'da kurmay başkanının kendilerine denetime geldiğini söyledi.
Darbe girişimi gecesi kolluk kuvvetlerince etkisiz hale getirilen darbeci yüzbaşı Mehmet Karabekir'in kendilerine, 'Sakın korkmayın, size sıkan olursa siz de sıkın' dediğini anlatan Doğancılı, arkadaşının silahının bozulması üzerine kendi silahını arkadaşına verdiğini belirtti.
'Halka sıkacaksınız'
Darbeci yüzbaşı Karabekir'in sık sık yer değiştirdiğini söyleyen Doğancılı, 'Yüzbaşı yanımıza gelmişti. Sinirli bir şekilde 'Havaya sıkmayın. Boşa mühimmat harcamayın. Halka sıkacaksınız. Sıkmazsanız ben size sıkarım' dedi. Yüzbaşı vurulduğu an aracın önüne düştü. Uzman çavuş toparlanın gidiyoruz deyince, yüzbaşıyı da araca alarak oradan ayrıldık.' diye konuştu.
Savunma yapan diğer bir tutuklu sanık Ebubekir Özcan da kendilerinin tatbikata gittiklerini zannederek birlikten ayrıldıklarını ifade etti.
Yüzbaşının alanda bir kişiyi karnından vurduğunu gördüğünü söyleyen Özcan, şunları kaydetti:
'Yüzbaşının vurduğu adama yardım etmeye gidecektik. 'O vatan haini, yardım ederseniz sizi de öldürürüm' dedi. Bize halkın arasında canlı bomba gibi tehlikelerin olabileceğini belirtti. Yüzbaşı kalabalık bölgeye de ateş etti. Bizi de tehdit ettiği için korkup havaya ateş açtık. Yüzbaşının servis aracına doğru ateş ettiğini gördüm.'
Savunmasına devam eden tutuklu sanık Özcan, şehit Murat Naiboğlu'nun şehit edildiği anı, servis aracının silahlarla taranmasını, darbeci yüzbaşı Karabekir'in karnından vurulmasını güvenlik kamera görüntülerinden tespit etti.
30.05.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan ikinci duruşmaya, tutuklu sanıklar teğmen Şerif Özbay, astsubay Serkan Aplak, uzman çavuşlar Ali Karahan, Bayram Aydın, Özgür Kaya, Hasan Övez ve Yasin Kayhan ile 34 er ile tarafların avukatları katıldı.
Mahkeme heyeti, aralarında sanık teğmen Şerif Özbay'ın da bulunduğu 4 tutuklu sanığın, savunma yapan tutuklu askerleri etkilememeleri için, geçici süreyle duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
Sanıkların salon dışına çıkarılmasının ardından savunma yapan tutuklu sanık er Fatih Kılıç, darbe girişiminden önce komutanları Şerif Özbay'ın kendilerine Sultanbeyli, Gülsuyu civarında terör saldırısı gerçekleşeceğini söylediğini belirtti.
Kılıç, perdeye yansıtılan güvenlik kamera görüntülerinden darbe girişimi esnasında halka ateş açan ve kolluk kuvvetlerince etkisiz hale getirilen darbeci yüzbaşı Mehmet Karabekir'in hangi bölgelerde silahını kullandığını tespit etti.
01.06.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz darbe girişiminde Acıbadem'deki Türk Telekom binası işgal edilmeye çalışılırken çıkan olaylarda, Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş dahil, 6 kişinin şehit edilmesine ilişkin, tutuklu 41 sanık asker hakkında 9'ar kez ağırlaştırılmış müebbet ile 559'ar yıla kadar hapis cezası talebiyle açılan davanın dördüncü duruşmasında, darbe girişiminde yaralanan mağdur sıfatıyla dinlenilen Hasan Girgin, kendisinin ve şehit edilen arkadaşı Fazlı Demir'in keskin nişancı tarafından vurulduğunu düşündüğünü söyledi.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan ikinci duruşmaya, tutuklu sanıklar teğmen Şerif Özbay, astsubay Serkan Aplak, uzman çavuşlar Ali Karahan, Bayram Aydın, Özgür Kaya, Hasan Övez ve Yasin Kayhan ve 34 er ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada, darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatları da hazır bulundu.
Mahkeme heyeti, aralarında sanık teğmen Şerif Özbay'ın da bulunduğu 4 tutuklu sanığın, savunma yapan tutuklu askerleri etkilememeleri için, geçici süreyle duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
Duruşmada, olay sırasında er olarak görev yapan 3 tutuklu sanık, savunmalarını görüntü ve kroki eşliğinde yaptı. Savunma yapan erler, darbe girişiminde polis tarafından etkisiz hale getirilen yüzbaşı Mehmet Karabekir'in, halka ateş etmeleri konusunda talimat verdiğini, talimatı yerine getirmeyen askerlere de tokat attığını ve tehdit ettiğini söyledi.
Son sanık dinlendiği sırada, sanıklardan Hasan Övez ve Serkan Aplak'ın avukatları söz alarak, uzman çavuş Yasin Kayhan'ın da sanıkların üzerinde etki edeceğini iddia ederek salondan çıkarılmasını talep etti.
Görüşü sorulan Başsavcıvekili Hacı Hasan Bölükbaşı, CMK 200. maddesinde yer alan, 'Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi' uyarınca sanık Kayhan'ın salondan çıkarılması talebinin kabul edilmesini istedi.
Mahkeme heyeti de avukatların taleplerini kabul ederek, sanık Kayhan'ın salondan çıkarılmasına ve diğer dışarı çıkarılan sanıklarla da irtibat halinde bulunmamasına karar verdi.
Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ da sanık savunmalarına ara vererek, daha önce duruşmaya çağrılan mağdur Hasan Girgin'in dinleneceği söyledi. Duruşmaya tekerlikli sandalye ile gelen Girgin, olay gecesi yaşadıklarını anlatarak, olay mahallinde yer alan bir ikametgah sahibinden o geceye ait ses kayıtlarını mahkemeye sundu. Söz konusu kayıtlar duruşmada dinletildi.
Ses ve görüntü kayıtlarının izlenmesinin ardından yaşadıklarını anlatan Girgin, 'Olay günü darbe girişimini öğrenir öğrenmez Cumhurbaşkanın konutunun bulunduğu Kısıklı'ya Fazlı Demir ve arabayı kullanan arkadaşımız birlikte geçtik. Daha sonra Acıbadem Türk Telekom binasının işgal edildiğini öğrenerek Acıbadem Caddesi'nden Telekom binasına doğru ilerledik, Acıbadem Türk Telekom Bölge Müdürlüğü binası önüne geldiğimizde darbeci askerle ile karşı karşıya kaldık.' dedi.
-Salonda duygusal anlar
Kendilerinin araç içerisinde bulunduğu sırada askerlerin aracın 1 metre ötesinde bulunduğunu anlatan Girgin, askerlerin kendilerine sinkaflı küfürler savurduğunu ve rastgele ateş açtıklarını ancak direkt kendilerini hedef almadıklarını belirterek, tam bu sırada bir kaç yerinden vurulduğunu, arka koltukta oturan Fazlı Demir'in de kafasından vurulduğunu söyledi. Tam bu sırada, salonda bulunan Fazlı Demir'in eşi ve annesi ağlamaya başladı. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Dağ, 'Duygularınızı anlıyor ve hak veriyoruz ancak bu olayı, her anı dinlemek zorundayız.' dedi.
Kısa bir süre sonra tekrar konuşmaya devam eden Girgin, Fazlı Demir'in kafatasından vurulduğunu ve kafatası parçalarının arabanın içinde bulunduğunu hatta bu parçaların kendilerine bile geldiğini söyleyerek, hemen oradan uzaklaşmaya çalıştıklarını, askerlerin arkadan ateş ettiklerini ve hastaneye gittiklerini söyledi.
Vurulduğu sırada arkadaşı Fazlı Demir'in rahmetli olduğunu anlatan Girgin, olaya ilişkin şu iddiada bulundu:
'Ben burada başka bir şeyi özellikle vurgulamak istiyorum. Bize direkt ateş açıldığı sırada arabanın hemen ötesinde bulunan yaklaşık 10-12 askerin bize direkt hedef alıp ateş açsaydılar paramparça olurduk ve hem araba hem de bizim üzerimizde çok sayıda kurşun izi olurdu. Bölgeye yerleştirilen keskin bir nişancının olduğunu ve bu şahsın bizi direkt hedef aldığını düşünüyorum.'
Bu sözlerin ardından mahkeme başkanının talimatı üzerine salondaki perdeye Türk Telekom binasının krokisi yansıtılarak, keskin nişancının olup olmadığına şayet var ise nerede durduğuna ilişkin duruşma sırasında müzakere edildi. Mahkeme Başkanı Dağ, araca açılan ateşin geldiği yönün Telekom binası tarafından olduğunu vurgulayarak telekom binası ve çevresinde konuşlu olan sanık askerlere tek tek nerede ve ne zaman bulunduklarını sordu.
-Şehidin ailesinden sanıklara tepki
Sanıklardan Ali Karahan söz alarak, olay yerine vardıklarında ilk önce Telekom binasının önünde bulunduklarını, daha sonra Telekom'da çalışan güvenlikçinin de darbe girişiminde bulunulduğunu öğrenince binanın arkasından kaçmaya çalıştıklarını, bu sırada kendilerine de ateş açıldığını belirterek, söz konusu ateşin yukarıdan geldiğini öne sürdü.
Girgin, kendilerini vuran askerlerden ve darbecilerden şikayetçi olduğunu söyledi. Bu sırada duruşmada ağlayan Fazlı Demir'in eşi Fatma Demir de söz alarak, yargılama başlamadan önce bu davada suçlu ve suçsuz askerlerin olabileceğini düşünerek geldiğini, ancak askerlerin yaptıkları savunmalar ve duruşmalarda yaşananları gördükçe, tüm sanıkların suçlu olduğunu düşünmeye başladığını belirterek, '18 yaşını doldurmuş aklı başında insanlar askere gidiyor. Bunların neye ateş edilir neye edilmez veya vatandaş mı terörist mi olduklarını anlayabilirlerdi. Silahı olmayan, kendisine saldırmayan halka nasıl ateş edebildiniz? Herkes ölmüş darbeciyi suçluyor 40'a yakın kişi, bir kişiyi sabaha kadar durduramadınız mı? Halka sık emri veya ateş açma emri nasıl uygun gelebildi?' diyerek sanıklara tepki gösterdi.
Fazlı Demir'in annesi ve babası da sanıklara tepki göstererek, 'Bizim oğlumuz vatanı savunduğu için vuruldu. Asıl asker bizim oğlumuz bunlar Türk evladı bile olamaz.' dedi.
02.06.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde Acıbadem'deki Türk Telekom binası işgal edilmeye çalışılırken çıkan olaylarda, Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş dahil 6 kişinin şehit edilmesine ilişkin yargılanan 41 tutuklu sanığın, tutukluluk halinin devamına karar verildi.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar teğmen Şerif Özbay, astsubay Serkan Aplak, uzman çavuşlar Ali Karahan, Bayram Aydın, Özgür Kaya, Hasan Övez, Yasin Kayhan ve 34 er ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada, darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatları da hazır bulundu.
Sanıklar savunmalarını yaptı. Daha sonra, sanık avukatları müvekkillerinin tahliyelerini talep etti.
Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, mevcut deliller çerçevesinde her bir sanık yönünden, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir delillerin olması gerekçesiyle 41 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Dosya içerisinde mevcut olan tüm ses ve görüntü kayıtlarının bilirkişiye gönderilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, sanıkların üzerindeki şapka ve kıyafetlere, sanıkların kollarında ve omuzlarında bulunan rütbe gösterir işaretlere, sanıkların taşıdıkları silahların cinsine, olayda mevcut olan araçların plaka veya fiziksel özelliklerine ait görsel netliğin ve eşleştirmenin yapılmasının istenmesine karar verdi.
Sanıklardan Kemal Budak ve Okan Kocabıyık'ın çatışmalar anında yaralandığı yolundaki iddialar, sanık Muhammed Şahin'in ayırt etme güçlüğü yolunda sorunlu olabileceği iddiaları nedeniyle sanıkların Adli Tıp Kurumu'na sevkini isteyen heyet, sanıklar Şerif Özbay, Serkan Aplak, Hasan Övez, Sinan Çetin, Yasin Kayhan, Özgür Kaya, Bayram Aydın ve darbe girişimi gecesi kolluk kuvvetlerince etkisiz hale getirilen darbeci yüzbaşı Mehmet Karabekir'in telefon kayıtlarının incelenmesi, ByLock sorgulamasının yapılması için BTK ve KOM'dan ayrı ayrı araştırma talep etti.
Heyet, duruşmayı Silivri'de yapılmak üzere 6 Eylül'e erteledi.
İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Başsavcıvekili İsmail Uçar koordinesinde, cumhuriyet savcıları Hikmet Pak ve Bülent Başar tarafından hazırlanan 319 sayfalık iddianamede, 7'si rütbeli 34'ü er olmak üzere tutuklu 41 şüpheli yer alıyor.
Darbeci askerler tarafından şehit edilen Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş, Muhammet Fazlı Demir, Murat Mertel, Murat Naiboğlu, Orhun Göytan ve Şirin Diril maktul sıfatıyla yer aldığı iddianamede, yine darbeci askerler tarafından yaralandığı tespit edilen 23 kişinin dahil olduğu 44 kişi de müşteki sıfatıyla bulunuyor.
İddianamede, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında darbe girişiminde stratejik noktalardan olan Acıbadem Türk Telekom Bölge Müdürlüğünü kontrol altında tutma görevinin Kurmay Yüzbaşı Mehmet Karabekir'e verildiği, Karabekir'in komutasında 4 zırhlı askeri araç ve bir otomobille birer yüzbaşı, teğmen ve astsubay ile 5 uzman çavuş ve 34 er olmak üzere 41 askerin saat 22.45'te tugaydan çıkış yaptığı kaydedildi.
Şüpheli askerlerin, Türk Telekom'u ele geçirdikten sonra trafiği keserek çevrede toplananları uzaklaştırmaya çalıştıkları, bu duruma direnenlere ise hedef gözeterek ateş ettikleri anlatılan iddianamede, açılan ateş sonucu, Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş, Muhammed Fazlı Demir, Murat Mertel, Orhun Göytan, Şirin Diril ve Murat Naiboğlu'nun hayatını kaybettiği, 23 kişinin de yaralandığı vurgulandı.
Muhtarın vurulma anı iddianamede
İddianamede, darbe girişimi gecesi kolluk kuvvetlerince etkisiz hale getirilen darbeci yüzbaşı Mehmet Karabekir'in Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş'ı silahla ateş ederek öldürmesine ilişkin fotoğraflara da yer verildi.
Karabekir'in uzun namlulu silahla ateş ettiği Mete Sertbaş'ın karnını tutarak geri dönüp yürümeye çalıştığı ancak birkaç adım attıktan sonra yere düştüğü ve sırt üstü yere uzandığı, Mehmet Karabekir'in yanına gelerek bir müddet yerde yatan maktul Mete Sertbaş'a baktığı belirtildi.
Türk Telekom'u işgal eden darbeci askerlerin başındaki Kurmay Yüzbaşı Mehmet Karabekir'in vurulma anına ilişkin bilgi ve görüntülerin de bulunduğu iddianamede, olay anına ilişkin güvenlik kamera görüntülerinden elde edilen fotoğraflarda, Karabekir'in Telekom girişinde vurulduğu, bu sırada yanında birkaç askerin daha olduğu, bu askerlerden birinin hedef gözeterek ateş ettiği görülüyor.
Karabekir'in 'teslim ol çağrılarına uymadığı için muhtemelen kolluk kuvvetlerince etkisiz hale getirildiği' anlatılan iddianamede, Karabekir'in vurulduktan sonra askerler tarafından sürüklenerek gelen zırhlı araca bindirilmesine, daha sonra aracın Kadıköy Çevre Yolu istikametine doğru hareket etmesine ilişkin fotoğraflara, iddianamede yer verildi.
'Boşa sıkmayın hedefe ateş edin'
Darbe girişiminde işgal edilen Türk Telekom'un güvenlik personelinin ifadeleri de iddianamede yer aldı. Güvenlik görevlisi Burhan Ahmet Karabudak'ın, binayı işgal eden askerlerin silahlarını topladıktan sonra kendilerini binaya soktuklarını, sabaha kadar burada kaldıklarını belirterek, darbeci komutanın askerlere zaman zaman 'Boşa sıkmayın, sadece hedefe ateş edin' diye talimat verdiğini söylediği aktarıldı.
'Abi sen kaç! Yoksa yüzbaşı seni öldürecek'
Darbeye direnmek için Acıbadem'e gittiğini belirten ve iddianamede ifadesine yer verilen müşteki Barbaros Aslanoğlu'nun, konuşmak için gittiği yüzbaşının kendisine ateş ettiğini ve kolundan yaralandığını ifade ederek, yerdeyken bir erin kendisine 'Abi sen kaç! Yoksa yüzbaşı seni öldürecek' demesi üzerine yaralı halde motosikletine binerek olay yerinden kaçtığını anlattığı belirtildi.
Müşteki Halil Kırmızıgül de ifadesinde, aracıyla Acıbadem'den Kısıklı'ya gitmek isterken darbeci askerlerin yolu trafiğe kapatması üzerine aracından inerek askerlerle konuşmaya çalıştığını belirterek, 'Ben darbe olup olmadığını sorduğumda 'Evet onlar rezidansta yaşarken siz açlıktan ölüyorsunuz, dağılın.' dedi. Daha sonra yanımda bulunan bir kişi, beni kolumdan tutarak 'Yukarıda caddeden deli bir komutan geliyor.' diye beni uyardı. Bu esnada gelen, rütbesini görmediğim bir asker, muhtara yakın bir mesafeden ateş etti. Kendimi yere attım. Aracıma döndüğümde kasığımdan ve ayak parmağımdan yaralandığımı gördüm.' dediği kaydedildi.
Yoldan geçen araçlara bile ateş ettiler
Darbecilerin Acıbadem'e gitmeden önce E-5'te önlerini kesen Kadıköy Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Başeğmez ile polis memuru Erhan Söyleyici'yi de silahla yaraladıkları vurgulandı.
Mehmet Aziz Yıldırım isimli müştekinin de ifadesinde, aracın içindeyken sırtından vurulduğunu, bulabildiği bir taksiyle hastaneye gittiğini anlattığı belirtildi. İddianamede, darbeci askerlerin protesto amaçlı konvoy şeklinde geçen araçlara da ateş ettikleri, bu ateş sırasında, protesto gösterisinde bulunmak için Acıbadem'e gelen servis aracı sürücüsü Şirin Diril'in hayatını kaybettiği, başka bir araçta bulunan Sabri Metin Ballı'nın da yaralandığı belirtildi.
'(Darbeci yüzbaşı) yaklaşan vatandaşları öldürüyordu'
Şüphelilerin ifadelerine de yer verilen iddianamede, şüpheli er Mehmet Uysal'ın ifadesinde şunları söylediği kaydedildi:
'Mehmet Karabekir yüzbaşı bize 'Ne oluyor?' diye yaklaşan vatandaşları ateş ederek öldürüyordu. Benim gördüğüm kadarıyla 'Allahu Ekber' deyip üzerimize gelen bir vatandaşı vurdu. Yan tarafta bir vatandaşı vurdu, bir de yukarıda toplanan kişilerin üzerine ateş etti, yine arabanın içerisindeki bir vatandaşı öldürdü, bize ateş emri verdi. 'Mermiyi boşa kullanmayın, havaya ateş etmeyin, üzerlerine ateş edin, ikazınıza uymayan kişileri öldürün.' diyordu. Benim yanımda birkaç arkadaşımı tehdit etti, ateş etmemizi istedi. Ben, bütün bu olan olaylar karşısında üzerimize vatandaş gelmesin diye Mehmet Karabekir'in tehdidiyle üç kez havaya silah sıkmak zorunda kaldım. Bizim komutanımız olmadığı halde yüzbaşı olması nedeniyle bize hükmetti.'
Ceza istemleri
Şüpheliler teğmen Şerif Özbay, astsubay Serkan Aplak, uzman çavuşlar Ali Karahan, Bayram Aydın, Özgür Kaya, Hasan Övez ve Yasin Kayhan ile 34 şüpheli erin, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme' suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen iddianamede, 'bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak için kasten öldürme' suçundan, çıkan olaylarda hayatını kaybeden 6 kişi için 6'şar kez olmak üzere toplam 9'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianamede, yine tüm şüphelilerin, çıkan olaylarda yaralananlar için 23 kez 'bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak için kasten öldürmeye teşebbüs' ile 'kamu malına zarar verme', 'mala zarar verme', 'kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engellemeye teşebbüs', 'kişiyi cebir, tehdit kullanarak, silahla, birden fazla kişi ile birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle zincirleme olarak özgürlüğünden yoksun kılmak' ve 'silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' suçlarından 331 yıldan 559'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istendi.
İddianamede, İstanbul'daki darbe toplantısında çay dağıtan ve darbe girişimi gecesinde muhtar Sertbaş'ı vuran yüzbaşı Mehmet Karabekir, kolluk kuvvetlerince etkisiz hale getirildiği için hakkında takipsizlik kararı verildiği belirtildi.
Paralel yapı-15 Temmuz (2016)-13 Mart (2017) 'İstanbul Darbe Yap./Telekom İşgali 41 sanık' davası
(03 Haziran 2017, 17:24)
HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN
HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER: