Paralel yapılanmanın TIR soruşturmasını engellemeye çalıştığı ileri sürülüyor. Dün Ankara Jandarma istihbarat görevlisi iki subayın gözaltına alınması işleminin, engelleme çabalarının ardından güçlükle gerçekleştirilebildiği iddia edildi. TIR operasyonunu sızdıran TMK Savcısı Yıldırım Bayburt'un dünkü gözaltıları engellemeye çalıştığı ileri sürüldü. Öte yandan Genelkurmay askeri savcılığı da gözaltına alınanların asker olması nedeniyle soruşturmanın kendi yetkisinde olduğunu ileri sürmüş ve dosyayı Adana Cumhuriyet Başsavcılığından istemişti. Ancak işlenen suçun niteliği nedeniyle sivil savcılığın görev alanında olduğunu belirten sivil savcılık dosyayı askerlere vermeyi reddetti.
27.02.2014 12:57 1 Ocak'ta Hatay Kırıkhan'da, 19 Ocak'ta da Adana Ceyhan'da durdurulan ancak ‘devlet sırrı’ olduğu gerekçesiyle aratılmayan tırlarla ilgili Adana Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce başlatılan soruşturmada engelleme çabalarının yaşandığı iddia ediliyor. Dün Ankara Jandarma istihbarat görevlisi iki subayın gözaltına alınmasının, engelleme çabasının ardından güçlükle gerçekleştirilebildiği iddia edildi. TIR operasyonunu sızdıran TMK Savcısı Yıldırım Bayburt'un bu engellemede rol aldığı dile getiriliyor.
Akşam gazetesinden Murat Kelkitli'nin konuyla ilgili satırları şu şekilde:
"‘Paralel devlet’in, artık paralel yapı nitelendirmesini kullanmayacağım çünkü son yaşanan telekulak skandalının ardından bu tabir hafif kalır, imza attığı en büyük skandallarından biri olan Adana’daki TIR operasyonunun akıbetini merak edip araştırdım. Hatırlarsınız, ‘paralel devlet’in elemanları Suriye’ye yardım götüren MİT’e ait TIR'ları durdurmuş, istihbarat elemanlarına silah doğrultmuştu.
SAVCININ TALİMATINA RAĞMEN
Soruşturmanın ne aşamada olduğunu araştırınca çok ilginç bir tabloyla karşılaştım. Skandala ismi karışan Jandarma istihbarattaki isimler başta olmak üzere ihbarı yapan uzman çavuş tespit edilmiş. Ancak savcı talimat verdiği halde bu arkadaşlar alınamıyor.
Önceki gün savcının talimat vermesine rağmen bu operasyon engellendi. Engellemenin arkasındaki isim ise TIR operasyonunu sızdıran TMK Savcısı Yıldırım Bayburt. Birkaç kez “Evrak eksik” diyerek soruşturmanın yürümesini engelleyen Bayburt, 2 gün önce yapılacak operasyonu gazetecilere sızdırarak internette yayımlanmasına neden oldu. Bu şekilde soruşturmayla ilgili şüphelilerin yer değiştirmesi sağlandı. Tüm bu "engellere" rağmen dün Ankara'da gerçekleştirilen operasyonda bir yüzbaşı ve astsubay yakalandı ve sorgulanmak için olay yeri olan Adana'ya götürüldü.
Peki operasyon haberini kim yaptı? Haberi T24’te çalışan Arzu Yıldız yayımladı. Bu arkadaşın Savcı Bayburt’la arasının çok iyi olduğu hatta haberlerini bu savcının odasında yazdığı iddia ediliyor. “Pensilvanya’ya gittim, Hocaefendi’nin hayır duasını aldım” diyerek dolaştığı iddia edilen bu arkadaşın, ‘paralel devlet’in dinleme ağını yöneten bir emniyet müdürüne de medyada röportaj ayarlamaya çalıştığı ileri sürülüyor. Söz konusu emniyet müdürü kamuoyunun çok yakından tanıdığı bir isim…
ÖRGÜTÜN ŞEMASINI ÇIKARIN
Kısacası ‘paralel devlet’in unsurları yapılacak soruşturmaları da engelliyor. Adana’daki TIR skandalı bu yapının örgütsel şemasını ortaya çıkarması açısından çok önemli. Ancak, bu tür savcı arkadaşlarla kim mücadele edecek bilemiyorum. Soruşturmanın selameti açısından ne kadar elzem olduğu tartışılmaz şüpheli ifadelerini böyle bir ortamda nasıl alacaksınız? Yoksa örgüt şemasının deşifre olmasından mı endişe ediliyor?" (Murat Kelkitli / Akşam)
İşte Adana TIR baskınına dair ortaya çıkan yeni görüntüler: İzlemek için tıklayın
------------------------------------------------------------------------------
GENELKURMAY ASKERİ SAVCILIĞI DOSYAYA EL KOYMAYA ÇALIŞTI
Öte yandan soruşturmaya bir engel çabası da askerlerden geldi. Genelkurmay askeri savcılığı gözaltına alınanların asker olması nedeniyle soruşturmanın kendi yetkisinde olduğunu ileri sürdü ve dosyayı Adana Cumhuriyet Başsavcılığından istedi. Ancak işlenen suçun niteliği nedeniyle sivil savcılığın görev alanında olduğunu belirten sivil savcılık dosyayı askerlere vermeyi reddetti.
Tüm belgeleri gönderin
Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’nun da şüphelileri arasında yer aldığı soruşturmayla ilgili Genelkurmay Askeri Savcısı Ali Müjdat Eski, Adalet Bakanlığı, HSYK ve soruşturmayı yürüten Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği yazıda soruşturmanın durdurulmasını talep etti.
Adana Başsavcılığı’nca ihanet operasyonuna dahli olan askerler için başlatılan soruşturma üzerine harekete geçen Askeri Savcı Ali Müjdat Eski, Adana savcılığının soruşturmasındaki askerler ile ilgili görevsizlik kararı verilmesini ve dosyanın Askeri Savcılığa gönderilmesini istedi.
Askerleri biz soruştururuz
“Hangi askeri personel tarafından ve nerede işlenirse işlensin, asker kişiler tarafından işlendiği iddia olunan suça ait davaların Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi’nde görülmesi gerekmektedir” diyen Askeri Savcı Eski, skandal talebinin devamında, “MİT’e ait olduğu iddia edilen TIR’ların durdurulması olayına ilişkin olarak, asker kişi sıfatları bulunanlara yönelik TCK’nın 330’uncu maddesinde düzenlenen suç yönünden, asker kişiler ile ilgili, Cumhuriyet Başsavcılığınızca görevsizlik kararı verilerek soruşturma dosyasının Askeri Savcılığımıza gönderilmesini arz ederim” diyerek soruşturmanın kapatılmasını istiyor.
Her yola başvuruluyor
MİT’e ait TIR’ların durdurulup aranması ve MİT mensuplarının askerler tarafından silah doğrultularak darp edilmesi üzerine 31 Ocak’ta Adana TMK 10. Madde ile Yetkili Başsavcıvekili Ali Doğan tarafından yürütülen 2014/117 numaralı soruşturmanın engellenmeye çalışıldığı görülüyor. Askeri Savcı Eski imzalı yazıda, TMK savcılığının soruşturmayı yürütemeyeceği belirtiliyor. Savcı Eski’nin, skandal yazılı talebi dışında soruşturma savcısının değişik yollardan da dosyayı kapatıp askeri savcılığa göndermesi için baskı uyguladığı iddia edildi.
Suç askeri değil sivil savcı bakar
GENELKURMAY Askeri Savcısı Ali Müjdat Eski’nin Adana’daki ihanet operasyonu soruşturmasının durdurulması ve dosyanın kapatılmasına yönelik girişimini değerlendiren eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, soruşturmanın adli olduğuna tereddüt olmadığını söyledi. Soruşturmanın “Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yetki alanında olduğunda şüphe yok” diyen Petek, “Askeri savcılığın ‘hangi suç olursa olsun’ dediği gibi olması için yapılan işin askeri eylem kapsamında olması gerekir. Şimdi orada bir savaş mı var? Türkiye’nin korunması bağlamında Jandarma Genel Komutanına, Genelkurmay’dan verilmiş askeri amaca yönelik bir görev tanımı mı var? O TIR’ların durdurulmasını Genelkurmay mı emretmiş? O zaman bunu sorgulamak gerekir. Adli suç olduğu konusunda tereddüt yok. Bu işin Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yetki alanında olduğunda şüphe yok” şeklinde konuştu. (Kemal Gümüş / Star)
------------------------------------------------------------------------------
GÖZALTINDAKİ 2 SUBAY SERBEST BIRAKILDI
28.02.2014 10:33 Hatay'da Suriye'ye yardım götüren MİT TIR'larını mizansen ihbarla durdurarak hukuksuz olarak arayan ve istihbaratçıları darp eden paralel yapılanmanın üyeleri, casusluk soruşturmasından kurtulmak için dosyayı askeri mahkemeye götürmek istiyor.
MİT TIR'larının kanunsuz bir şekilde aratan paralel yapı, soruşturmanın sivil mahkemeden alınıp askeri mahkemeye verilmesi için devreye girdi. 'Casusluk' soruşturması kapsamında yürütülen dosya, paralel yapı hakkında başlatılacak ilk dava olma özelliğini taşırken savcıların psikolojik baskı altına alınmaya çalışıldığı kaydedildi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Ali Doğan'ın soruşturma kapsamında, Ankara TMK Savcılığı'nın defalarca talimat ve talepler göndermesine rağmen soruşturmanın Ankara ayağının engellendiği ortaya çıktı.
2 KEZ GİRİŞİMDE BULUNDULAR
MİT TIR'larının aranması soruşturmasının 'Roboski' dosyasında olduğu gibi sonuçsuz kalmasını isteyen paralel yapının askeri savcılığı devreye sokarak 2 kez, soruşturmanın askeri savcılığa devredilmesini istediği ortaya çıktı. Savcı Doğan ise İzmir'de devam eden 'Casusluk' dosyasını referans göstererek, soruşturmanın ve yargılamanın sivil mahkemede yapılabileceğini askeri savcılığa iletti.
TALİMATLARA ENGEL ÇIKARILIYOR
Kanunsuz arama ile ilgili soruşturmayı yürüten Savcı Doğan'ın paralel yapı eli ile baskı altında tutulmaya çalışıldığı bildirildi. Savcı Doğan'ın Ankara Cumhuriyet Savcılığından evrak taleplerinin ve Adana'dan gönderdiği talimatların engellendiği ve uygulamaya konmadığı kaydedildi. Paralel yapının engellemeleri ile karşılaşan Doğan'ın iki askerin göz altına alınması ve talep ettiği evraklar için direkt kendisinin Ankara'ya geldiği bildirildi.
Telefon trafiğine rağmen tahliye
MİT TIR'ları ile ilgili teknik inceleme yapan istihbarat birimleri, Adana Jandarma İhbar Hattı 156'yı özel şifreyle arayarak mizansen ihbarı yapan iki askerin izine Ankara'da ulaştı. Geçtiğimiz gün gözaltına alınan biri yüzbaşı diğeri astsubay iki şüphelinin, 2 gün süreyle Adana Jandarma Bölge Komutanı Hamza Celepoğlu ve Alay Komutanı Özkan Çokay ile telefon trafiği de tespit edildi. Bu arada, dün, sözkonusu iki şüphelinin ifadesini alan Savcı Ali Doğan, tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etti. Ancak nöbetçi mahkeme iki askeri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. (Yenişafak)
------------------------------------------------------------------------------
JANDARMA, KASETİ MONTAJLAYIP GÖNDERDİ
01.03.2014 11:49 MİT TIR’larına yapılan baskını kaydeden Jandarmanın, olayı soruşturan Adana Başsavcıvekilliği’ne montajlanmış kaset gönderdiği ortaya çıktı. Savcılık ise kaydı kontrol için TÜBİTAK’a gönderdi.
Jandarmanın MİT personeline silah doğrulttuğu TIR’lara düzenlenen ihanet operasyonunda kaydedilen görüntülerin montajlandığı ortaya çıktı. Açılan casusluk soruşturması kapsamında Jandarma İstihbarat’tan gelen baskın görüntüleri Adana Emniyet Müdürlüğü’nde incelendi. Kayıtlarda TIR’ların yükünü gösteren bölüm ile MİT mensuplarına saldırıya ilişkin bölümlerinin olmadığı tespit edildi. Bunun üzerine savcılık kayıtların orijinal olup olmadığının tespiti için TÜBİTAK’a gönderdi. Medyaya yansıyan ve karayolları güvenlik kameralarında yer alan baskın görüntülerinde iki Jandarma İstihbarat görevlisinin kameralarla TIR’ların yüklerinin açıldığı ve MİT mensuplarına silah doğrultularak darp edildiği yer almıştı.
Orijinal görüntü servis edilecek!
Jandarma’nın savcılığa gönderdiği ve kendi personeli tarafından çekilen görüntülerde sadece TIR’ların durdurulması ve MİT mensuplarının serbest bırakıldığı anların kayıtlı olduğu öğrenildi. Orijinal görüntülerin bir kopyasının önümüzdeki günlerde medyaya servis edilebileceği belirtiliyor. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şüpheliler yüzbaşı Hakan Gençer ile astsubay Gültekin Menge’nin el konan bilgisayar ile cep telefonlarının incelenmesini devam ediyor. Savcılık, Adana 3 Nolu özgürlük Hakimi Cebrail Cem Alıcı’nın verdiği serbest bırakma kararına itiraz etti. (Star)
------------------------------------------------------------------------------
İHBARCI ASTSUBAYDAN İTİRAFLAR
03.03.2014 12:39 Adana’da MİT’e ait TIR’a baskın düzenlenmesiyle ilgili gözaltına alınan iki asker, MİT’çileri yasadışı dinleyip ve fiziki takibe aldıklarını itiraf etti. Şüpheli Astsubay Gültekin Menge, amirlerinin konuyla ilgilenmemesi üzerine, “Bir vatandaş olarak olayı ihbar ettim ve MİT mensuplarını takip ettim” dedi.
ADANA’DAN MİT TIR’larını ihbar eden yüzbaşı ile astsubay ihanetin tüm boyutlarını bir bir itiraf etti. Askerler baskından beş gün önce dinlemeye aldıkları MİT’çileri adeta yemeden içmeden gece gündüz takip etmiş. Astsubay G.M, ankesörlü telefonla kimliğini gizleyerek ihbarda bulunduğunu, Yüzbaşı Hakan Gençer ise TIR’ları telefonla Adana’da görevli arkadaşı Jandarma Üstteğmen Önder’e bildirdiğini söyledi. G.M., 5 gün dinledikten sonra MİT TIR’larını fiziki takibe aldıklarını Çubuk ve Gölbaşı’na kadar peşlerinden gittiklerini, daha sonra da TIR’ları Adana’ya varıncaya kadar sürekli teknik takiple izlediklerini itiraf etti.
Baz istasyonundan tespit
İşte TIR ihbarında her şeyi itiraf eden Jandarma İstihbarat görevlisi Astsubay G.M’nin ifadesi: “Olaydan 5 gün önce başladığımız dinlemede dinlediğimiz şahısların şüpheli bazı konuşmaları dikkatimizi çekti. Durumu kısım amirine bildirdim. Bana ‘gelişmeleri takip et, gerekirse beni yine sonra bilgilendir’ dedi. Daha sonra takip ettiğimiz numaranın yerini baz istasyonundan takip ederek işin mahiyetini öğrenmek üzere takibe koyuldum. Şüpheli numarayı takibimiz sırasında önce Çubuk, daha sonra Gölbaşı istikametine döndüler. Biz de takipteydik.”
Amirim fazla önemsemedi
G.M. şöyle devam ediyor: “Araçları kontrol ettiğimde ilerdeki vergi denetleme noktasında arka arkaya durduklarını gördüm. Daha sonra araçların plakalarını alarak dönüşe geçip kısım amirimiz Hakan Yüzbaşıya telefonla ön bilgi verdim. Sonra şubeye giderken yolda karşılaştık. Kendisine olayı aktardım. Kendisi, ‘Bizim uyuşturucu işine girmiyorsa bizi ilgilendirmeyebilir’ dedi. Fazla aldırış etmedi. Şubeye gelip sisteme baktım. Baz bilgilerinden Aksaray civarında olduklarını tespit ettim. Araçların önceki telefon görüşmelerindeki şüpheli ve şifreli konuşmalarını da dikkate aldığımda normal yük taşıyan araçlar olmadıklarına kanaat getirdim. Kısım amirim olayı fazla önemsemediği için benim amirlerimi aşarak resmi yazı ile ilgili yerlere bildirme imkanım yoktu.”
‘İçinde bomba var’ dedim
“İhbarda da adımı soyadımı görevimi söylesem yine amirlerimi aşmış ve disiplin suçu işlemiş olacaktım” diyen G.M. itiraflarını şöyle bürdürdü: “Bu nedenle bir vatandaş olarak ihbar etmeye karar verdim. Etlik semtinde ankesörlü telefon vardı. En son Aksaray civarında olduklarını bildiğimden en uygun yapılacak yerin Adana olduğunu düşündüm. Çünkü Aksaray ile Niğde’ye yapsaydım araçlara yetişemeyeceklerdi. Bu şekilde araçların plakalarını vererek hatırladığım kadarıyla patlayıcı ve mühimmat olabileceğini söyledim. Adana’da 3 TIR’ın durdurulduğunu ve MİT’e ait olduğunu öğrendim. Ve Ertesi gün dinlemelerin hepsini kapattık. Dosyadaki bazı fotoğraflarda siyah megane aracın bana ait olduğu söyleniyor. Evet bu doğrudur.”
Üstteğmene bilgi verdim
TIR’ları takip edip Adana’da bir üsteğmene TIR’ları ihbar eden diğer şüpheli Yüzbaşı H.G. ise ifadesinde şunları söyledi: “Olayı gece 3:30 ile 4 civarında amirim Yarbay E.T’ye bildirdim. ‘Bizim bölgeyi ilgilendiren bir durum gözükmüyor, yine de bir bakın’ dedi. Şube müdürüme bilgi verdikten sonra arkadaşım üsteğmen Önder K.’ya da Adana’da görevli olduğunu bildiğim için onu da arayıp ‘takip ettiğimiz bir hareketlenme var, ileri de koordine ihtiyacı olursa bilginiz olsun’ dedim. Çıkarken G.M. Astsubay bana ‘bu civarda acaba ankesörlü telefon kartı satılan yer var mı komutanım’ diye sordu.”
HAKİM ALICI 4’LÜ TOPLANTIDAN SONRA MI KARAR VERDİ
TIR’ları ihbar eden şüphelilerin her şeyi itiraf etmelerine rağmen tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasının altında kararı veren Adana TMK ile görevli 3 Nolu Hakimi Cebrail Cem Alıcı’nın paralel yapı adına hareket etmesinin yattığı iddia edildi. İddiaya göre şüphelilerin serbest bırakılmasında mahkeme öncesinde Cebrail Cem Alıcı ile toplantı yapan Hakim Doğan Şahin, Hakim Ramazan Artun ile Bayram Demirci’nin etkili olduğu belirtiliyor.
Alıcı; “Olayın oluş ve işleniş şekline göre her ne kadar askeri personel olan şüphelilerin görevlerinin gereklerine aykırı davrandıkları şüpheleri mevcut ise de; Devlet güvenliğine ilişkin Gizli Belgeleri temin etme ve açıklama suçlarının işlendiği hususunda kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular ve somut deliller niteliğinde olmadığı, eylemin asker şahısların görevleri ile ilgili işlenmesi nedeni ile askeri suç kapsamına girme ihtimallerinin bulunduğu...” ifadelerine yer vererek şüphelilerin tutuklanmasını reddetti. (Star)
------------------------------------------------------------------------------
'VİCDANİ GEREKÇE İLE İHBAR ETTİM!'
05.03.2014 11:57 Hatay Kırıkhan, Adana-Ceyhan ve Adana İncirlik park alanında 1 Ocak’ta durdurulan MİT’e ait TIR’ların aranmasıyla ilgili ihbarın, Ankara’daki özel yetkili mahkemeden alınan istihbari (önleme) dinleme kararı uyarınca Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli J. Kd. Çvş. Gültekin Menge tarafından yapıldığı ortaya çıktı.
Hatay Kırıkhan, Adana-Ceyhan ve Adana İncirlik park alanında 1 Ocak’ta durdurulan MİT’e ait TIR’ların aranmasıyla ilgili ihbarın, Ankara’daki özel yetkili mahkemeden alınan istihbari (önleme) dinleme kararı uyarınca Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli J. Kd. Çvş. G.M. tarafından yapıldığı ortaya çıktı.
‘Vicdan meselesiydi’
Aramayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin talimatı doğrultusunda, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekilliği soruşturma başlattı. TIR’larda silah ve patlayıcı madde bulunduğu ihbarını Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli J. Kd. Çvş. G.M. tarafından yapıldığı tespit edildi.
G.M., 5 Şubat 2014’te verdiği ifadede şunları söyledi: “Dinlemelerde ‘kaçta buluşuyoruz, misafirler kaçta gelecek açık mı olsun kapalı mı olsun’ şeklindeki ifadelerden şüphelendim ve takibe geçtim. Komutanım H.G.’ye TIR’larda silah ve patlayıcı madde olabileceğini anlattım. H.G.’ye, ‘Silah ve patlayıcı madde varsa yarın bir gün bir şey olursa vicdani olarak bunun hesabını verebilecek misiniz?’ dedim. Bilahare vatandaş olarak ihbarda bulunmaya karar verdim.”
(Milliyet)
------------------------------------------------------------------------------
70 ASKER İFADE VERDİ
10.03.2014 15:17 Adana'da MİT TIR’larının aranmasından sonra başlatılan “Casusluk soruşturması”nda 70 askerin ifadesi alındı. Skandal operasyonda görev alan üst düzey komutanlar ile alt kademe personeli Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan sorguladı. MİT’e yapılan ihanet operasyonunu tüm boyutları ile anlatan baskında görevli Üsteğmen ile Astsubayların verdiği çarpıcı bilgiler şu şekilde:
Savcının evine gittiler
O an nöbetçi savcı olmamasına rağmen ihbardan önce Üsteğmen Önder Kır’ın kendisini de yanında alarak Savcı Aziz Takçı’nın evine götürdüğünü anlatan Adana İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Amiri Üsteğmen Hüseyin Özmen ifadesinde, 19 Ocak Pazar günü sabah 04:00’de Üsteğmen Kır’ın kendisini telefonla aradığını belirterek, “Önder Kır bana, ‘Şüpheli bir araç var bir bak’ dedi. 15 dakika sonra tekrar aradı ve ‘önceki gün bir şahıs Hatay Suriye patlama gibi bir şeyler duyduğunu’ söyledi’ dedi. Ben de ‘şube müdürüne haber verelim’ dedim. Kır, Şube Müdürü Bekir Karataş ile görüştüğünü söyledi. Kır’la saat 5 sırlarında Mustafa Kemal Paşa bulvarında buluştuk. Bana ‘Ankara’da Hakan Yüzbaşı diye biri var, şüpheli bir araç olduğunu’ bildirdi. Savcı Aziz Takçı ile tanıştığını söyledi ve yanımda kendisini aradı. Saat 6 gibi beraber Savcı Takçı’nın evine gittik. Sonra şubeye geçtim ve şube müdürü Bekir Karataş’la KOM Şube Müdürü İbrahim Aslan’ı aradım” dedi. Savcının ardından şubede Bekir Binbaşı ile görüştüklerini ve Önder Kır’ın durumu anlattığını belirten Özmen, “Binbaşı ‘neden savcıdan önce bana haber vermiyorsun’ diye kızdı. ‘Sonra bir-iki tim çağırın’ dedi ve saat 7:00’a doğru Bekir Binbaşı patlayıcı ve mühimmatlarla ilgili bir ihbar geldiğini söyledi. Biraz daha TİM çağırdık. 07:40 gibi TİM’ler geldi planlama yapıldı. Arama kararı talep yazısı yazıldı. Bekir Karataş bunu Önder Kır’a verip savcıya götürmesini söyledi. Önder Kır arama kararını gidip alıp geldi. Sonra 09:00 gibi hepimiz Ceyhan’a gittik” diye konuştu.
TIR’ları tekrar durdurduk
İfadesinde suçsuz olduğu belirten Üsteğmen Özmen savcıya şunları anlattı: “Saat 12:00 civarında ise 3 TIR geldi. TIR’ların yanında audi marka bir araç vardı. İhtiyat ekibi önce Audi marka araca müdahale etti. Orada bir kargaşa oldu. Oluşturulan ekipler TIR’lara çıkıp arama yaptı. Ben de bir tıra çıkıp baktım. Ceyhan İlçe Jandarma Komutanı Erdal Yılmaz ve Önder Kır, Savcı Takçı ile görüşüyordu. Araçtakiler MİT personeli olduğunu söyledi. Alay Komutanı Özkan Çokay TIR’lar hareketlendikten sonra geldi. TIR’lar tekrar durduruldu. Çokay TIR’ın üzerine çıktı ve ‘tamam’ dedi.”
‘Kışlaya çekin’ talimatı
Ceyhan İlçe Jandarma Komutanlında görevli Astsubay Kemal Şipal ise, TIR’lar geldikten sonra ‘kışlaya çekin’ talimatı verildiğini söyledi.” (Star)
(27 Şubat 2014, 12:57), son güncel.: (10 Mart 2014, 15:17)
HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN
HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER: